|
Zumer Suresi 19
E fe men hakka aleyhi kelimetul azâb(azâbi), e fe ente tunkızu men fîn nâr(nâri).
1. e : mi
2. fe : böylece, öyleyse
3. men : kimse, kişi
4. hakka : hak oldu
5. aleyhi : ona, onun üzerine
6. kelimetu : kelime
7. el azâbi : azap
8. e : mi
9. fe : böylece, öyleyse
10. ente : sen
11. tunkızu : kurtarırsın
12. men : kimse, kişi
13. fî : de, içinde
14. en nâri : ateş
İmam İskender Ali Mihr : Öyleyse bir kimse, üzerine azap sözünü hakettiği taktirde sen, ateşte olanı kurtarabilir misin?
Diyanet İşleri : Hakkında azap sözü (hükmü) gerçekleşenler, hiç onlar gibi olur mu? Cehennemlikleri sen mi kurtaracaksın?
Abdulbaki Gölpınarlı : Ya azap hükmünü hak edene ne dersin? Sen mi cehennemde bulunanı kurtaracaksın?
Adem Uğur : (Resûlüm!) Hakkında azap hükmü gerçekleşmiş kimseyi ve ateşte olanı sen mi kurtaracaksın!
Ahmed Hulusi : Yanan kimseyi sen mi kurtaracaksın, azap çekmesi için varolmuş (şakî) ise?
Ahmet Tekin : Hür iradeye, özgürce seçme hakkına sahipken, sana ve Kurâna itibar etmediği için, hakkında cezalandırılma hükmü, gerekçeli, haklı olarak kesinleşmiş kimse böyle midir? Ateşteki, Cehennemdeki kimseyi sen mi kurtaracaksın?
Ahmet Varol : Hakkında (azab) söz(ü) hak olmuş olanı; ateşte olanı sen mi kurtaracaksın?
Ali Bulaç : Azab sözü kendisi üzerinde hak olmuş kimse mi (onlarla bir tutulur)? Ateşte olanı artık sen mi kurtaracaksın?
Ali Fikri Yavuz : Artık (Allahın ilim ve takdirinde) üzerine azab vacib olmuş o ateşteki kimseyi, sen mi kurtaracaksın? (Ey Rasûlüm, buna kimsenin gücü yetmez).
Bekir Sadak : Hakkinda azap sozu gerceklesmis kimseyi, ateste olani sen mi kurtaracaksin?
Celal Yıldırım : (Ey Peygamber!) Aleyhine azâb hükmü gerçekleşmiş kimseyi, ateşte olan kimseyi sen mi kurtaracaksın ?!
Diyanet İşleri (eski) : Hakkında azap sözü gerçekleşmiş kimseyi, ateşte olanı sen mi kurtaracaksın?
Diyanet Vakfi : (Resûlüm!) Hakkında azap hükmü gerçekleşmiş kimseyi ve ateşte olanı sen mi kurtaracaksın!
Edip Yüksel : Azap sözünü hakedenlere gelince, sen ateştekini kurtarabilir misin?
Elmalılı Hamdi Yazır : Ya üzerine «kelime-i azâb» hakk olmuş kimse de mi? Artık o ateşteki kimseyi sen mi çıkaracaksın?
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ya üzerine azap hükmü sabit olan kimse de mi (böyledir)? Artık o ateşteki kimseyi sen mi çıkaracaksın?
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ya üzerine azab kelimesi hak olmuş kimse de mi (böyledir)? Artık o ateşteki kimseyi sen mi çıkaracaksın?
Fizilal-il Kuran : Hakkında azab hükmü kesinleşmiş, ateşte olan kimseyi sen mi kurtaracaksın?
Gültekin Onan : Azab sözü kendisi üzerinde hak olmuş kimse mi (onlarla bir tutulur)? Ateşte olanı artık sen mi kurtaracaksın?
Hasan Basri Çantay : Kendisine azâb hükmü hak olmuş kimseyi, (bu yüzden) ateşde bulunan kişiyi artık sen mi kurtaracaksın (Habîbim)?
Hayrat Neşriyat : O hâlde üzerine azab sözü hak olmuş kimseyi, (ve) bu sebeble o ateşte bulunan kişiyi sen mi kurtaracaksın?
İbni Kesir : Hakkında azab hükmü gerçekleşmiş kimseyi mi? Ateşte olanı sen mi kurtaracaksın?
Muhammed Esed : Peki, ya (Allah`ın) azabına çarpılmış olan kimse(yi insanlar kurtarabilir) mi? Ateşi hak eden kimseyi sen kurtarabilir misin?
Ömer Nasuhi Bilmen : Ya üzerine azap kelimesi hak olmuş kimseyi mi, ateş içinde bulunan şahsı mı sen kurtaracaksın?
Ömer Öngüt : Hakkında azap hükmü hak olmuş kimseyi ve ateşte olanı sen mi kurtaracaksın?
Şaban Piriş : Hakkında azap verilen kimseyi sen mi ateşten kurtaracaksın?
Suat Yıldırım : Hakkında azap hükmü kesinleşmiş kimseyi, ateşte olan kimseyi sen mi kurtaracaksın?
Süleyman Ateş : Üzerine azâb kararı hak olanı mı, sen ateşte bulunanı mı kurtaracaksın?
Tefhim-ul Kuran : Azab sözü kendisi üzerinde hak olmuş kimse mi (onlarla bir tutulur)? Ateşte olanı artık sen mi kurtaracaksın?
Ümit Şimşek : Azap vaadini hak etmiş olan kimseye gelince, ateşe girmiş olanı sen mi kurtaracaksın?
Yaşar Nuri Öztürk : Üzerine azap sözü hak olanı, ateşe dalmış olanı sen mi kurtaracaksın?
|